Türkiye, Cumartesi günü Filistin Halkıyla Uluslararası Dayanışma Günü’nü kutlayarak, Filistinlilerin haklarına ve özgürlük mücadelesine sarsılmaz desteğini vurguladı.
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türk sosyal medya platformu NSosyal’de yaptığı açıklamada, “Filistinli kardeşlerimizin özgürlük ve refah içinde yaşayabilecekleri, adil ve kalıcı bir barışın tesisi için çabalarımızı aynı kararlılıkla sürdüreceğiz.” dedi.
Ankara’nın Filistinlilerin haklarının korunması konusunda bugüne kadarki en güçlü desteği sağladığını söyleyen Fidan, iki devletli çözümün hayata geçirilmesinin bölgede uzun vadeli barış açısından kritik önem taşıdığını vurguladı.
Türkiye İletişim Direktörü Burhanettin Duran da NSosyal’de şunları söyledi: “Filistin Halkıyla Uluslararası Dayanışma Günü, mazlumların sesi olmanın, adaletin yanında yer almanın ve insanlığın ortak vicdanına sahip çıkmanın anlamıdır.
“Filistin topraklarında yıllardır devam eden işgal ve baskı, yalnızca bir halk için değil, tüm insanlık için bir sınavdır.”
Duran, yoğun baskıya rağmen Filistinlilerin “onurlu bir şekilde” ayakta durduklarını ve direnişin, adaletin ve insan onurunun güçlü bir sembolü olarak ortaya çıktıklarını belirtti.
Türkiye’nin Filistin davasını sadece bölgesel bir mesele olarak değil, tüm insanlığın vicdanına hitap eden bir mesele olarak gördüğünü ifade etti.
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Dünyanın gözü önünde yaşanan adaletsizliklere karşı en güçlü sesi yükselttiğini” vurguladı.
Duran, Erdoğan’ın “Dünya beşten büyüktür” diyerek, Filistinlilerin haklarını savunamayan uluslararası sistemin çifte standartlarına meydan okuduğunu vurguladı.
Ankara’nın insani yardım ve diplomatik eylemlerle Filistin’e desteğinin devam ettiğini söyledi.
Duran, Gazze’deki, Batı Şeria’daki ve Kudüs’teki kardeşlerimizin temel haklarını korumanın tüm insanlık için hem hukuki hem de ahlaki bir görev olduğunu kaydetti.
İletişim Direktörü, Türkiye’nin zulmün sonsuza kadar süremeyeceğine ve adaletin hakim olacağına inandığının altını çizdi.
The courage of the Palestinian people is a ray of hope, guiding the path toward freedom, dignity, and peace, he stated, reiterating that Ankara will not abandon them.
“Başkenti Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti kurulana kadar Türkiye, Filistin davasının en güçlü savunucusu olmaya devam edecektir.
“Filistin’in geleceği özgür olacak, Kudüs’ün geleceği parlak olacaktır.”
Her yıl 29 Kasım’da kutlanan gün, Filistinlilerin barış, adalet ve kendi kaderini tayin etme isteklerini vurguluyor.
BM tarafından, Filistin’in Yahudi ve Arap devletlerine bölünmesini öneren ve iki taraf arasındaki kalıcı çözüm arayışının altını çizen BM Genel Kurulu’nun 181 sayılı kararından otuz yıl sonra, 1977’de BM tarafından kuruldu.

