Sektör lideri, Türkiye’nin 2026 yılına kadar madencilik ihracatında 10 milyar dolar hedeflediğini söylüyor


Bir maden mühendisi maden çıkarma tünelindeki yer altı sondaj ekipmanlarını inceliyor. (Adobe Hazır Fotoğraf)

04 Aralık 2025 04:00 GMT+03:00

TTürkiye Madenciler Derneği Başkanı Mehmet Yılmaz, kritik madenlere yönelik artan küresel talebin yeni yatırımları ve stratejik kapasite artışlarını tetiklemesi nedeniyle ürkiye madencilik sektörünün 2026 yılına kadar ihracatta 10 milyar doları aşmayı hedeflediğini söyledi.

Ülkenin maden ihracatı 2025’in ilk on ayında 5,1 milyar dolara ulaştı ve orta vadeli hedeflere ulaşmak için üretimi (özellikle metalik ve endüstriyel hammaddelerde) artırması gerekecek.

Daha Fazla Okunacak

Sivas'taki altın keşfi kritik maden yarışını vurgularken küresel gözler Türk madenciliğinde

Türkiye yerli altın üretimini artırmayı hedefliyor

TMD Chairman Mehmet Yilmaz Dünya Bankası’nın en son Emtia Piyasaları Görünümü’ne atıfta bulundu, bakır, nikel ve lityum gibi geçiş açısından kritik metallere yönelik talebin artmaya devam edeceğini öngörüyor. Yeşil teknolojiler için gerekli olan enerji yoğun malzemelere atıfta bulunarak, “10 milyar dolar hedefine ulaşmak istiyorsak, Türkiye’nin hammadde ihracatından ara ve nihai mal sevkiyatına yönelmesi gerekiyor” dedi.

Hükümetin ihracat ve cari işlemler odaklı büyümeye odaklanan Orta Vadeli Programının (OVP) madenciliği 2026 sanayi stratejisinin merkezine yerleştirdiğini sözlerine ekledi. Yılmaz, beklentileri küresel faiz indirimleri ve sanayi toparlanma trendlerine bağlayarak, “Asıl hedefimiz sadece 10 milyar doları kırmak değil, 11-12 milyar dolar aralığında istikrarı yakalamak.” dedi.

Altın ithalatına da değinen Yılmaz, hükümetin makroekonomik koşullara bağlı olarak geçici bir önlem olarak işlenmemiş altın için aylık 12 tonluk sınır koyduğuna dikkat çekti. He argued that expanding local production is the only lasting solution, noting that the country hopes to return to its 2020 output peak of 42 tons with the help of new mines.

Yılmaz’a göre Türkiye, 2026’dan itibaren altın üretimini kademeli olarak yıllık 50-60 tona çıkarmayı planlıyor. Bunun ithalat kotaları üzerindeki baskıyı azaltacağını ve cari hesabın altın bileşenini daha yönetilebilir hale getireceğini söyledi.

Ekskavatörler ve damperli kamyonlar büyük bir açık ocak maden sahasında çalışıyor. (Adobe Hazır Fotoğraf)

Ekskavatörler ve damperli kamyonlar büyük bir açık ocak maden sahasında çalışıyor. (Adobe Hazır Fotoğraf)

Nadir toprak elementleri madencilik gündeminin zirvesinde olmaya devam ediyor

Yılmaz, rüzgar türbinleri, elektrikli araçlar ve yarı iletkenler gibi teknolojilerde kullanılan nadir toprak elementlerinin (NTE’ler), artan jeopolitik ve tedarik zinciri endişeleri nedeniyle madencilik gündemini domine etmeye devam edeceğini kaydetti. Türkiye’de bu çabanın en önemli parçası, merkezi Eskişehir’deki Beylikova sahasındaki pilot projedir.

Hedef, 2026 yılına kadar yıllık 570 bin ton kapasiteli endüstriyel tesisin temelini atarak iki yıl içinde ticari üretime geçmek. Yılmaz, “Türkiye’nin uzun vadeli hedefi sadece ham REE ihraç etmek değil, aynı zamanda mıknatıs, pil, katalizör ve gelişmiş alaşım üretiminde bölgesel bir merkez haline gelmektir.” dedi.

Türkiye 2026’ya hazırlanırken sektör, daha öngörülebilir bir yatırım ortamı yaratmak için proje onay süreçlerinde “kamu yararı” kavramının daha net tanımlanmasını, daha güçlü izin garantilerini ve uyumlu mülkiyet haklarını talep ediyor. Yılmaz, Maden Kanunu’nda yapılan son değişikliklerin devlet imtiyaz ücretlerini artırıp bazı teminat gerekliliklerini hafiflettiğini, ancak sektörün adil kamu getirisini korurken yatırımı teşvik eden “dengeli bir mali çerçeve” arayışında olduğunu söyledi.

Yılmaz, kritik madenler ve nadir toprak elementlerine özel ulusal bir stratejinin gerekliliğini vurgulayarak, OVP’nin ithalata bağımlılığı azaltma hedefinin ancak somut düzenlemeler ve uzun vadeli bir madencilik yol haritasıyla gerçekleştirilebileceğini söyledi.

04 Aralık 2025 04:00 GMT+03:00

Scroll to Top