Taş Tepeler Projesi kapsamında Sayburç’taki sembolik ve ritüel uygulamalara dair ender bilgiler sunan, insan kafatasları ve uzun kemiklerin bulunduğu bir duvar nişinin yanına yerleştirilen, dikili bir sütunun ana kaya tabanından çıkan oyulmuş bir insan yüzü. (Fotoğraf Instagram/@arkeolojihaber aracılığıyla)
29 Kasım 2025 09:01 GMT+03:00
A Neolitik yerleşimlerden Sayburç’ta dikili bir sütunun ana kaya tabanında oyulmuş insan yüzü tespit edilmiştir. Taş Tepeler Projesi Türkiye’nin güneydoğusunda Şanlıurfa ili yakınlarındadır. Keşif, İstanbul Üniversitesi Tarih Öncesi Arkeoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Eylem Özdoğan başkanlığında devam eden kazılar sırasında bildirildi ve ilk olarak Türk sosyal medya haber kanalı Arkeolojihaber tarafından paylaşıldı.
Oymalar ve insan kalıntıları gibi sembolik unsurların tespit edildiği, bir nişin karşısında duran, koruma amacıyla bağlanmış uzun ve dik bir sütunun görünümü. (Fotoğraf Instagram/@arkeolojihaber aracılığıyla)
Yerleşik yaşamın başladığı Neolitik merkez
Buluntu, insan topluluklarının yalnızca avcılık ve toplayıcılığa dayanmak yerine yerleşik yaşamı benimsemeye ve kendi yiyeceklerini üretmeye başladığı Neolitik dönemin en önemli manzaralarından biri olarak tanımlanan bir bölgeden geliyor. Bu süreçte Fırat ve Dicle nehirlerinin kuzey kesimleri ve özellikle Şanlıurfa çevresi kültürel değişimin özellikle çarpıcı biçimde takip edilebileceği yerler olarak öne çıkarıldı.
Bugüne kadar yapılan arkeolojik ve arkeometrik çalışmalar, araştırmacıların Neolitik toplulukların ritüel uygulamalarını, günlük yaşamını, geçim stratejilerini, evcilleştirme süreçlerini, mimari başarılarını ve üretim teknolojilerini ayrıntılı bir şekilde ortaya koymalarına yardımcı oldu. Bu daha geniş çerçeve içerisinde Taş Tepeler Projesi, Göbeklitepe’den Karahantepe’ye, Sayburç’tan Sefertepe’ye kadar birçok erken dönem yerleşimini bir araya getiriyor ve uygarlığın en eski izlerini olağanüstü derinlikle ortaya çıkaracak büyük bir girişim olarak sunuluyor.
Türkiye Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün öncülüğünde son beş yılda yapılan kazı, araştırma ve analitik çalışmalar, proje beyanlarına göre Taş Tepeler’in asıl hedeflerinin ne kadar sağlam ve gerçekçi belirlendiğini ortaya koyan veriler üretti.
Çanak Çömleksiz Neolitik Dönem’de Sayburç’ta kafatasları ve uzuv kemiklerinin bir araya getirildiği sıkı düzenlenmiş bir mezar nişinin yakından görünümü. (Fotoğraf Instagram/@arkeolojihaber aracılığıyla)
Sütunlu ve mezarlı küçük özel binalar
Arkeologlar Sayburç’ta yerleşim merkezinin yakınında konumlanan, her biri yaklaşık sekiz metre çapında olan nispeten küçük iki bina üzerinde yoğunlaştı. Bu yapılar, sütunlarının sayısı, dizilişi ve farklı mimari özellikleriyle çevredeki konut birimlerinden açıkça ayrılmaktadır.
Doğudaki yapıda, duvarların iç kısmına oyulmuş nişlere yerleştirilmiş insan iskeletleri bulunmuştur. Yapının içinde bu mezarların bulunması, yapının sıradan bir konut olmaktan ziyade özel bir işlev taşıdığının ve belirli ritüel uygulamalarla ilişkilendirilmiş olabileceğinin bir işareti olarak yorumlandı.
Taş Tepeler’de keşfedilen en çarpıcı insan tasvirlerinden biri olan Sayburç’taki bir sütunun tabanındaki oyma yüzün yakından görünümü. (Fotoğraf Instagram/@arkeolojihaber aracılığıyla)
Ana kaya tabanında sembolik bir nişe bakan insan yüzü
Arkeologlar, mezarların bulunduğu binanın hemen yanında bulunan batıdaki binada yeni keşfi kaydetti. Bu yapının içindeki sütunlardan biri, doğrudan doğal ana kayaya oyulmuş bir tabandan yükseliyor. Araştırmacılar bu üssün ön kısmında açıkça tanınabilen bir insan yüzü belirlediler.
Bu oyma kaideli sütun, binanın iç kısmına yerleştirilmiş büyük bir nişin tam karşısında duruyor. Aynı alanda birbirine komşu iki sütunun iç yüzlerinde leopar ve domuz tasvirleri yer alıyor. Kaidedeki insan yüzü, sütunlardaki hayvan figürleri ve nişteki mimari vurgunun birleşimi, bu kompakt yapıların yerleşimin sosyal ve ritüel yaşamında sembolik veya törensel bir role sahip olabileceğini düşündürüyor.
Daha Fazla Okunacak

Sayburç’ta devam eden çalışmalar, toplulukların henüz seramik kap kullanmaya başlamadığı Çanak Çömleksiz Neolitik dönemde bölgenin sosyal ve ritüel mimarisine ilişkin bilinenlere yeni bilgiler eklemeye devam ediyor.
Erken Neolitik döneme ait dairesel taştan yapılmış odaların, sütun kaidelerinin ve ritüel yapıların planını gösteren Sayburç’un havadan görünümü. (Fotoğraf Instagram/@arkeolojihaber aracılığıyla)
Taş Tepeler kanıtları gelişmiş ritüel bilincine işaret ediyor
Proje değerlendirmelerine göre Göbeklitepe’den Karahantepe’ye, Sayburç’tan Sefertepe’ye kadar uzanan manzara, Türkiye’nin güneydoğusundaki bu bölgedeki ilk toplulukların inanç, ritüel, toplumsal örgütlenme ve kültürel üretim konusunda sanılanın çok ötesinde bir farkındalığa sahip olduğunu gösteriyor.
Alanda elde edilen her yeni buluntunun, araştırmacıların Taş Tepeler’in tarihi ve kültürel önemini daha net anlamalarına yardımcı olacağı ve daha geniş bilim camiasına güvenilir katkılar sağlayacağı söyleniyor. Bu bağlamda Sayburç sütununun tabanındaki oyulmuş insan yüzü, giderek artan kanıtlar arasında önemli bir parça olarak sunuluyor.


